Kayıtlar

AŞKIN İKİ PARAGRAFI

Resim
  O günü unutamadım. Tanıştığımız günü. Üniversitenin ilk yılı, danışmanlığını aldığım hoca tarafından odadan kovulmuştum. Ders notlarımı elbette etkileyecekti. Ama korkmuyordum. Yirmi bir, gayesizliğinizi özgürce yaşamanıza imkân veren yaşlardandı. Kampüste yürürken biraz olsun sakinleşebilmeyi diledim.   Günümün berbat geçmesine inat hava ılık bir bahar havasıydı. Ruh halime göre bir yerlere yıldırım düşmesi gerekiyordu. Mümkünse üzerime düşmeliydi. Badem ağaçları ile çevrili yol havai fişek gösterisi sergiliyor gibiydi. Açan badem çiçeklerinin tozpembe renkleri, esen rüzgârla dört bir tarafa savruluyordu. Birkaç tanesi saçlarımla beraber düşlerime karıştı. Yılın en çok bu mevsimini seviyordum. Hayallere dalıp çıkmak daha kolaydı.                   Yürümek iyi gelmişti. Kendimi şimdi daha iyi hissediyordum. Ne yapacağımı düşünürken uzaklardan bir müziğin sesini duydum. Ayaklarım, dalgaların kıy...

Bu kadın!

bu kadın yazmanın büyüsüne inanıyor. yazarken olmak istediği kişi oluyor çünkü. yazarken konuşamadıklarından, söyleyemediklerinden bir çırpıda kurtuluveriyor. içinde yıllanmış, küf tutmasına neden olmuş tüm o duyguların seline bırakıyor kendini. birine kendini anlatabilme ihtiyacını, açlığını böyle gideriyor. bu kadın; sadece bu kadın değil aslında onun gibi binlercesi var. açlığını gidermeye çalışan binlercesi... bu kadın anlatamaz, ama iyi dinler... koca bir okyanus gibi içinde biriktirir, besler, büyütür... bu okyanus bazı zamanlar dalgalı, bazı zamanlar durgun. içinde milyonlarca kendine has duyguları olan, eşsiz bir karma...  bu kadın o okyanus da kayboluyor çoğu zaman... bulması çok zamanını alıyor. ama öğreniyor, pes etmemenin ne demek olduğunu?...  bu yüzden hep şu cümleyi tekrarlıyor;  " pes etmezse insan, yanlış yol diye bir şey yoktur hayatında..."     bu kadınla yolumuz hep aynı kapıya çıkıyor aslında...
Resim
Bazen bir fincandır sevgilin, sen bir kahve olursun... sıcak olduğundan değil özlediğinden tütersin....

aynadaki diyor ki !

Daha önce hiç denenmemiş bir şeyin yokluğunu hayatınızda hissetmezsiniz.Bırakmak veya vazgeçmek yoktur. Pişmanlık veya özlemde. Yaşayamadıklarınız  içinde, kendi sınırlarınızın olduğu son noktada devam edersiniz. Ya da devam ettiğinizi sanırsınız. Buradaki sihirli kelime "sınır.".. neye ve kime göre değişir. Birde diğer açıdan bakalım. Hani şu denenmiş tarafından. Daha önce deney-imlediğiniz bir şeyin tekrar olmasını istemek veya olmasını sağlamak olağan bir durumdur. Özellikle de bizi iyi hissettiren durumlarda. Burada ki ikinci sihirli kelime "iyi hissetmek." neye ve kime göre değişir. Hadi dünya barışı için bu iki sihirli kelimeyi birleştirelim. " iyi hissetmek-deki sınır." iş de size şapkadan çıkan bir tavşan. iyi hissetmek-deki sınır kime ve neye göre değişir. Dünya üzerinde ki sekiz bilmem ne kadar milyar insan iyi hissetmek istiyor. Sınırlarını bilmeden daha fazla istiyor daha çok istiyor. İstemekte bir problem yok. İsteyin, kollarınız açın ve evr...